sinema izle film izle bedava msn nickleri kraltv

cilek ıle suyun hıkayesı cok etkıleyıcı indir video cek siir al

10/8/2007 -Kategori: Benim siirlerim

 

Sevgiliye sadece "Seni seviyorum" demek yetmez...

Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.

İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder
birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.

Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan
içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur.

İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar,
"Sırf senin hatırın için ey su" diye...

Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı
birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki,
çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.

Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba
"Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.

Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek,
alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.

Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni
seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek
yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der.
Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...

Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz
etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der.

Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der
ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek
artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.
Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler
çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...

Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla
başını döndürerek çiçek, suya der ki; "Seni ben,
gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum
karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır
nedir sorun diye...Doktor gelir ve muayene eder
çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu
ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."

Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık
nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir
bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum...
Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.

Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece
"Seni seviyorum" demek yetmemektedir.

 

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

GÖZLERİM DENİZE DÖNÜK BEKLİYORUM...!dj fuat,dj ozkan,dj akman,dj

10/8/2007 -Kategori: Benim siirlerim

By DESİGN Dj SERSERi 
                                                                
                                                       

 

                                                  
GÖZLERİM HEP DENİZE DÖNÜK
 
Bir okyanusun ortasında bıraktın beni.Uçsuz bucaksız bir okyanus!!Yalnız başıma.Sadece çırpınışlarımla.Koca okyanusun ortasında çırpınıp durdum,boğulmamak için.Bir iz bekledim hep beni kurtaracak.Bir el aradım beni çekip çıkaratacak.Ama yoktu ne bir iz ne bir el!Güçlüydüm
başarabilirdim,kurtulabilirdim.Öyle zamanlarım oldu ki,okyanusun derinlerine doğru yol aldı bedenim.Böyle zamanlarda bile başarabildim tekrar çıkmayı.En diplere gömülecek oldum.Ama başardım.Sonunda çıkabildim karaya.Şimdi dönsen beni kurtarmask için ne fayda.Onca çaba,onca çırpınıştan sonra gelişin ne fayda?Anlamsız artık warlığın.
Kurtuldum belki boğulmaktan ama şimdi ıssız bir adada yapayalnızım.Karşımda uçsuz bucaksız bir deniz,arkamda orman.Ürkütüyor beni bilmediğim yere doğru yol almak.Denize bakıyorum tekrar.Bakıyorum acaba gelecek misin kurtarmaya beni diye!Her ne kadar bırakıp gitsende beni okyanusun ortasında yinede de tek tesellim sensin.Sensin çıkış yolum!Şu karanlığın içinden çekip kurtaracak kurtarıcım sensin!!!
Cesaretim yok yeni bir maceraya artık.Gücüm kalmadı çaba harcamaya.Yapayalnızım ıssız bir adada.Sana aç,sana susuz!Yapayalnızım!!Dönüp arkamı gidemiyorum.Korkuyorum!!Gözlerim hep denize dönük.Bekliyorum gelip kurtarmanı beni.
Bırakıp gittin beni okyanusun ortasında.Başarabildim karaya çıkmayı.Ama şimdi ne yapacağımı bilmez haldeyim.Korkuyorum yeni bir yola devam etmekten.Korkuyorum....!!!!Gözlerim hep denize dönük.Bekliyorum.....!!!!

arkdaşlar talebiniz üzerine sizede aynı kodlardan düzenleyebilirim

NOT=ister yazan yazı seklinde istese ,scroll bar arac cubugu seklinde(resmin url ve yazıyı vermeniz sartıyla)

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

HANİ BENİ ÇOK SEVİYORDUN...??? dj akman sarkılar dj samet dj özk

10/8/2007 -Kategori: Benim siirlerim

SEVMEK SEVİLMEK ve AŞK....belki bunlar dünyanın en güzel duyguları.belki bunlar hayatı ve yaşamı anlamanın en güzel yanı belki bunlar mutluluğun birer simgesi;ama ya YALANSA evet yalansa;karsınızdakinin sevgisi size karşı koca bir yalansa,o zaman napardınız? yada naptınız...!?

Hayat göründüğü kadar adil yada cömert değil.çünkü insanoğlu elindeki nimetlerin kıymetini ve değerini bilmeyecek kadar nankör,çünkü insanoğlu çabuk sıkılgan bir mahlukat...ve işte bu yüzden zamanında destan,hikaye olmuş hatta ölümsüz değer kazanmış telaffuzu bile zor olan  SEVGİ ve AŞK kelimelerinin insanoğlunun sıkılganlığı yüzünden bu zaman kadar değişmiş ve çok basit bir hal almıştır hatta bazılarına göre artık bir oyuncak bile olmuştur...

İşte çok basitleşen bu kelimeler günümüzün gençleri hatta çocuklarında bile iğrenç bir hal almıştır...

 

 

KOCA BİR YALAN MIŞ
 
Sana bu mektubu çok uzaklardan yazıyorum, öyle say..

Farzetki meçhullerdeyim.. Kaybolmuşum.. Öyle say ve oku.. Oku ki sana ait ne varsa içimde yalan olmadığını anla sevgilim..

Seni o gözlerime ilk baktığın günden beri sevdim ben.. Sen hiç anlamasanda değerimi.. Sevgini herşeyin üstüne koydum bir Dünya yarattım kendimce, bir yol çizdim hep seninle biten.. İçimde ki bu aşkı kimse silemedi ve kimse dindiremedi yanan aşkın bende hiç kül olmadı...

Gittin acımasızca terkettin bir başıma bıraktın beni kurtlar sofrasında.. Eski ben olsaydım belki ama artık gücüm kalmadı ve yitiyorum bütün bu insanların yabancı bakışlarına yalan sözlerine dayanamaz oldum artık..

Gittin hiç gitmeyeceğim demiştin oysa, ne zaman beni düşünsen seninle olduğumu göreceksin demiştin...

Uyudum uyandım seni buladım, acıktığım sofralardan aç kalktım seni bulamadım, bizi düşün derdin hep ikimizi, düşündüm hatıraları seni bulamadım..

Bana bizi çekemeyenlere güldürdün şimdi.. Herkez alay ediyor benim büyük sevdamla unut diyorlar unutabilmek mi asla?

Seni düşünmekten kendimi kaybettim ben..

Sensiz seni yaşarken kendimi öldürdüm..

Nasıl vazgeçebilirim ki söylesene..

Nasıl geçebilirim gözlerinden..

Ama biliyorum yalan herşey sende, aşkında yalan ve bende yalan oldum sayende.. Bir başıma bıraktın beni boş sokaklarda, ıssız yollara yolcu oldum sayende şimdi yıkık perişan bir aşığım..

Olurya birgün geri dönersin gittiğin yerden beni sorma kimseye farzetki sensiz öldüm buralarda.. Şimdi tek bir dileğim ve son bir sözüm var sana unutma her nerede olursan ve kiminle olursan ol yalnızca seni sevdim ben

AMa yalanmış senin sevgin Nasıl inandım bilmiyorum..meger seninkiside KOCA BİR YALANMIŞ

 

HANİ BENİ ÇOK SEVİYORDUN...?

Evet hani beni çok seviyordun? Yada noldu senin o ulaşılmaz sevgine? Yada hani benim için ölüyordun? Yada hani bizi kimse koparamazdı? Yada hani ölene kadar sen hep benimdin....Noldu!noldu şimdi,sana soruyorum noldu senin o doyumsuz sevgine ulaşılmaz aşkına...Hani ikimiz için elinden gelen her şeyi yapçaktın;Hani

sen ve ben yoktu BİZ vardı;hani aşkımız bir örnek olacaktı...NOLDU

Seninki de bir OYUNDU seninki de koca bir YALANDI demi;???

 Sen çünkü SEVEMEZDİN; sen çünkü bir kişiyle YETİNEMEZDİN;çünkü sen sevmek yada sevilme yükümlülüğünü üstüne alamazdın çünkü taşıyamazdın;çünkü sen gerçeklerden korkuyordun;çünkü sen hayata toz pembe bakıyordun;çünkü sen hayatı bir oyun görüyordun;çünkü sen mutluluk ne demek bilmiyordun;çünkü sen AŞK ve SEVGİ ne demek bilmiyordun...Bilmeden nasıl sevebilirsin ki zaten;sen hayata nasıl karşı dura bilirsin ki,hadi onları da geçtim sen nasıl kendine İYİLİK yapabilirsin ki;alışmışsın çünkü hayatın yanlışlarını doğru gibi görmeye alışmışsın haya pembe gözlükle bakmaya;sen nasıl zora gelebilirsin ki...söyleeee

ŞİMDİ SORUYORUM SANA...

Yalan söyledin de eline ne geçti???mutlu oldun mu???yada amacına ulaştın mı???arkada bir insanın duygularıyla oynayıp sonra sıkılıp gitmeyi yakıştırabildin mi kendine yada hiç düşünmedin mi benimde bir gururumun olacağını???hadi bunları boş geç bunları takma gitsin bunun öteki tarafını hiç düşünmedin mi???İlla olması mı gerek hayatınızda bu oyun sitilinin???yada ne istediniz güzelim,anlamları dünyaya bedel kelimelerden,bu oyunun adını illa SEVGİ yada AŞK koymak zorunda mıydın...?

Beni ağlatmaya,hayata küstürmeye,hayallerimi yıkmaya yada AŞK VE SEVGİ kelimelerinden nefret ettirtmeye hakkın varmıydı.?

 

İŞTE ŞİMDİ CEVAP SIRASI SENDE SÖYLE...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

DURGUN SULAR...

10/8/2007 -Kategori: Benim siirlerim

 

- Yayınlanma Tarihi: 10/8/2007

"Bulanık Sularda Yüzmek"
Bulanık sularda yaşam farklıdır. Alışagelmiş duyu organları işe yaramaz. Hatta yanıltıcıdır. Bulanık sularda yaşayan canlılar hayatta kalabilmek için farklı duyu organları ve farklı algılama sistemleri geliştirmek zorundadır. Gözler işe yaramaz çünkü görülecek birşey yoktur. Görüntüler bölük pörçük, hayaletimsidir. İleriyi görmek mümkün değildir. Bulanık sularda ne tür tehditlerin kol gezdiğini, avın nerede olduğunu alışılageldik algılama yöntemleri ile görmek mümkün değildir. Hangi yönün doğru yön olduğunu da kestirmek zordur.

Bulanık su, orada doğmuş, büyümüş canlılar için doğal ortamdır, evdir. Geçirdiği evrim görme duyusunun azalmasına karşılık diğer duyularının gelişmesini sağlamıştır. İleriye uzanıp dokunmasını sağlayacak bıyıkları, antenleri, duyargaları vardır. Kulakları sadece sesi değil, titreşimleri de algılar. Tıpkı derisi gibi. Bulanık su canlıları için gece ya da gündüz farketmez. Önlerini görmeleri için ışığa ihtiyaçları yoktur. O yüzden gözleri kapalı yollarını bulurlar bulanık sulardan oluşan evlerinde. Güney Amerika'ya özgü bir balık türü, yaşadığı bulanık sularda yönünü tayin etmede ve türdeşleri ile iletişim kurmada yaydığı zayıf elektrik akımından faydalanır. Rahatsız olmaz, tedirginlik hissetmez, paniğe kapılmaz. O evindedir. Tehdit altındaki mürekkep balığı için bulanık su hayatta kalma ile eş anlamlıdır. Su bulanık değilse özellikle bulandırır mürekkebini püskürterek. Hayatta kalma savaşından galip çıkabilmek için doğanın ona bahşettiği bir çözümdür içinde taşıdığı mürekkep torbacığı.

Oysa temiz sularda yaşamaya alışmış canlıyı bulanık suya bıraktığınız zaman alıştığı duyu organlarının ve algılama yöntemlerinin geçerliliğini yitirmesi yüzünden derin bir panik yaşar. Yönünü şaşırır, izini kaybeder. Daha da kötüsü temiz suların korkulan avcısı bulanık suların ürkek avı haline gelir. O zayıftır artık.

İçinde yaşadığımız dönem bulanık sular gibi - hedeflerimizi şaşırtıyor, normal çalışma biçimlerimiz geçerliliğini yitiriyor. Kriz dönemleri, belirsizlik dönemleri - kimileri için fırsatlar dönemi, kimileri için korkulacak zamanlar. Kimi hazırlıklı olmanın, bulanık suya alışık olmanın verdiği rahatlıkla avının izini sürüyor, kimisi temiz sudan bulanık suya geçmenin tedirginliği içinde paniğe kapılıp kaçıyor, zayıf düşüyor. Kriz bir felaket anı değil, bir dönüm noktası, bir değişim süreci. Bu süreçte alıştığımız iş yapma biçimleri değişiyor, başarı kriterleri farklılaşıyor. Lider olmak da zorlaşıyor değişim dönemlerinde. Vizyonu geniş, gelişmeye açık, değişimi değişmek zorunda kalmadan görüp önceden değişerek önlem alan liderler hayatta kalabiliyor. Ancak bu liderlerin takipçilerinin yaşama şansları var. Krizden ancak yeni stratejiler, yeni iş yapma biçimleri geliştirenler başarı ile çıkıyor, bulanık suda yaşamı bir fırsat, bir avantaj haline getirenler hayatta kalıyor.

Değişim zamanlarında alışageldik iş yapma biçimini sürdürmenin yarattığı tehlikeyi anlatan bir fıkra ile noktalamak istiyorum konumuzu:

Dört acemi avcı Temel'e gelip yalvarıp yakarmışlar birlikte ava çıkmak için. Temel bir süre nazlanmış, bakmış ki kurtuluş yok, kabul etmiş. Çıkmışlar yola. Ormanda bir delik görmüş Temel. "Yatın uşaklar" demiş "Pu pir tavşan koviğidur". Acemi avcılar kendilerini yere atmış. Biraz beklemişler, delikten bir tavşan çıkmış, acemi avcılardan biri vurmuş tavşanı. Herkesin memnun, yola devam etmişler. Bir süre sonra biraz daha büyük bir deliğin önüne gelmişler. "Yatın uşaklar" demiş Temel. "Ha pu pir tilki yatağidur." Acemi avcılar gene kendilerini yere atmış. Biraz beklemişler, delikten bir tilki çıkmış, acemi avcılardan biri vurmuş tilkiyi. Herkes müthiş keyifli, kalkıp yola devam etmişler. Bir süre sonra biraz daha büyük bir deliğin önüne gelmişler. "Yatın uşaklar" demiş Temel. "Ha pu pir ayı inidur." Acemi avcılar gene atmış kendilerini yere. Biraz beklemişler, delikten kocaman bir kara ayı çıkmış, acemi avcılar vurmuşlar ayıyı. Acemi avcılar keyiften dört köşe, Temel'in sırtını sıvazlıyorlar, "en büyük sensin" diye. Gene yola devam etmişler. Bir süre sonra daha da büyük bir deliğin önüne gelmişler. Temel durmuş, deliğe bakmış bir süre, sonra dönüp "Yatın uşaklar" demiş. "Punin ne deliği oldiğinu pilmeyrum ama ne çıkarsa fuririz da." Acemi avcılar yatmışlar boylu boyunca. Ertesi gün gazetede manşet "Beş avcı tren altında can verdi."

Gününüzün keyifli geçmesi dileği ile...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı